1970’lerden itibaren ofis çalışanlarının uzun süre oturmasının sağlık üzerindeki etkileri daha fazla araştırılmaya başlandı.
Bu dönemde bazı ergonomik konular ön plana çıktı:
Öne çıkan konular:
Bel desteği
Oturma açısı
Sırt yapısı
Ancak kullanılan malzemeler hâlâ klasik sünger ve kumaş ağırlıklıydı.
1990’lı yıllarda özellikle sıcaklık ve terleme problemi, yeni bir arayışı doğurdu: hava geçiren, yani nefes alabilen sırt yapısı.
Bu dönemde file, yani mesh malzeme öne çıkmaya başladı.
File malzemenin öne çıkan özellikleri:
Daha hafif
Daha esnek
Hava dolaşımına izin veren
Bu özellikleriyle file malzeme, ofis koltuklarında yeni bir alternatif olarak kullanılmaya başlandı.
Fileli ofis koltuklarının yaygınlaşmasında en büyük kırılma noktası, 1994 yılında Herman Miller tarafından üretilen Aeron Chair oldu.
Aeron Chair tasarımcıları:
Bill Stumpf
Don Chadwick
Bu koltuk, fileli ofis koltuklarının gelişiminde önemli bir yere sahipti.
Aeron Chair’ın öne çıkan özellikleri:
Tamamen file, yani mesh yapıya sahipti
Vücut ağırlığını eşit dağıtıyordu
Terlemeyi minimuma indiriyordu
Kısa sürede dünya genelinde ergonomik ofis koltuğunun simgesi haline geldi.
2000’li yıllardan itibaren fileli koltuklar hızla yaygınlaştı.
Fileli koltukların yaygınlaşma nedenleri:
Açık ofis sistemlerinin artması
Uzun çalışma saatleri
Konfor ve sağlık bilincinin yükselmesi
Bu gelişmeler, fileli ofis koltuklarını neredeyse standart hale getirdi.
Bugün ise fileli tasarımlar birçok farklı koltuk modelinde kullanılmaktadır.
Günümüzde kullanıldığı alanlar:
Yönetici koltuklarından oyuncu koltuklarına kadar
Birçok segmentte fileli tasarımlar
Fileli ofis koltukları, sadece estetik bir tercih değil; ergonomi, konfor ve sağlık ihtiyacının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Özellikle 1990’lardan sonra hızla gelişen bu teknoloji, günümüzde modern ofislerin vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.